Bir an düşünelim: Eğer bu tür bir hesap mümkün olsaydı,
bundan şöyle bir anlam çıkartmak gerekecekti, "1.70 boyundaki tüm erkekleri doğa
yaratırken, hepsini erişkin yaşa geldiklerinde aynı kiloda olmak için
programlamıştır. Mesela (neden olmasın?), 57 kilo." Ne dersiniz acaba bu tür bir
fikir yürütmenin gerçekle bir bağlantısı olabilir mi? Lida sizce her anlamda ve
her cinsiyet için kilo verirmi sağlayabilir mi ? Bizce bu mümkün, çünkü Lida
zayıflama hapı' nı deneyen ve başarılı olan milyonları tanıyoruz. Çevrenize,
birazcık olsun gözlerinizi açıp bakmayı başarabilirseniz, bazı insanların narin,
ince yapılı, bazılarının balık eti, bazılarının ise bu iki grubun arasında bir
vücut yapısında olduğunu fark etmekte güçlük çekmeyeceksiniz. İşin en ilginç ve
üzücü tarafı pek çok depresyon vakasının kalsiyum ve mineral eksikliğine
bağlı olarak oluşmasına karşılık, bu tür rahatsızlıklarda mineral
yetersizliklerinin olup olmadığı ve etkisi belirlenmeden doğrudan
antidepresan ilaç uygulanmasına gidilmesi, buna karşılık bu ilaçların pek
çoğunun, bu tür önemli minerallerin kaybını daha da artırmasıdır.
Aspirin ve benzeri ilaçlar da magnezyum ve bazı durumlarda da kalsiyum'a olan
gereksinimi artırabilir. Bu tür bir olasılık, kullanılan aspirin'in türüne,
miktarına ve böbreklerin durumuna bağlı olarak değişmektedir. Osteoporoz yani
kemik erimesi, halk arasında genellikle kalsiyum eksikliğinden bilinir. Bu
rahatsızlığı yaşayanların zayıflarken sorun yaşadıkları bilinmekte olsa da Lida
hapı kullanımı bunu da aşabilmektedir. Aslında kalsiyum, magnezyum, fosfor,
bakır, krom, slikon ve florun eksik veya fazla olmaları sonuçta bireyi kemik
erimesine sürükler, özellikle bu minerallerin oransal olarak kendi aralarındaki
dengesizliği kemik erimesini hızlandıran ve hazırlayan en önemli parametredir.
Aslında kalsiyum eksikliği kadar kalsiyum fazlalığına bağlı olarak da kemik
erimesi görülebilmektedir. Kalsiyum ile kemik erimesine karşı korunmada
kalsiyum'un normal gereken günlük miktarlarda ve de yukarıda adı geçen
minerallerle birlikte kombine olarak alınması gerekmektedir. Tabii bu
maddelerinde miktarları kalsiyum'un emilimini etkileyeceğinden osteporoz
oluşumunda son derece etkili olabilmektedir. Ancak o çok önemsediğimiz ve de
haklı olarak kemik ve kalp sağlığımızda en ön plana koyduğumuz kalsiyum ve
magnezyum mineralleri metabolizmamız yönünden bu denli önemli olmasına karşılık,
bazı şok edici olumsuz etkilere de neden olabilmektedir. Örnek olarak kalsiyum,
çok düşük yoğunluklu lipoprotein miktarını artırırken, magnezyum da düşük
yoğunluklu lipoprotein miktarını artırır. Buna karşılık, toplam kolesterol
miktarları her iki mineralin etkisi ile düşebilmektedir.
Ancak her iki mineralin de düşük yoğunluklu lipoproteini artırma özelliği
metabolizma için son derece önemli ve yararlı olan bu iki mineralin bir yandan
da atherojenik yani damar kireçlenmesine yol açan etkide bulunduğunu
göstermektedir. Gene her iki mineral ayrı ayrı hem sodyum'u hem de fosfor'u
düşürmektedir. Ancak bu minerallerin fosfor ve sodyum'u çok fazla oranda
düşürmeleri de düşük yoğunluklu lipoprotein miktarının artışına neden olur.
Kalsiyum ve magnezyum fazlalıklarında meydana gelen bu olumsuz yan etkiler aylar
değil, yılları gerektiren uzun süreçlerde şekillenir. |