Tüm bunlar esnekliğin, doğanın bir hediyesi, sertleşmenin ise
hayatın bir gerçeği olduğunu akla getirebilir. Neyse ki bu tam olarak doğru
değil. Kardiyovasküler işlekler, beden yağı ve kas kuvvetinin durumu gibi,
esneklik de idman yaparak önemli oranda geliştirilebilir. Aynen kilo vermenin de
bu şekilde geliştirilebileceği gerçeğinin akıllarda yatması ama kimsenin bunun
için birşey yapmaya çalışmaması gibi. İşte Lida zayıflama hapı ve diğer
alternatif takviyeler bu evrelerde devreye girerler. Bu şekilde doğal yoldan ve
çaba sarfetmeden kilo vermeniz sağlanmaktadır.
Çekişmenin altında bir başka sorun yatmaktadır: patent durumu. Bazıları şunu
soruyor: Eğer doğal ilaçlar bu kadar iyiyse, bu ülkede bunu kanıtlamak için
neden daha fazla deney yapılmıyor? İlaç ya da besin takviyeleri üreten firmalar
neden böyle deneyler yapmıyorlar? Yanıt basittir: Firmalar bitkisel ilaçları
test etmek için para harcamayı pek istemezler, çünkü bunun parasal getirişi yok
denecek kadar azdır. Bu ilaçların çoğunun patenti doğaya aittir; bu da,
hiç
kimsenin bir patenti kendi tekeline alıp pazarlayamlayacağı anlamına gelir. Lida
hapı bunlar gibi değildir. Daha gelişmiş ve daha iyi bir sisteme ve formüle
sahip olduğundan sizi kolayca zayıflatabilir.
Bir firma için, bütün rakiplerinin erişebilecekleri doğal ilaçlarla ilgili
pahalı testler yapmaya değmez. Eczacılık ilaçları patent garantisi altına
alındıkları için bu kadar kârlıdırlar. Firmanın böyle ilaçları araştırmak için
yaptığı mali yatırımın sonuçlarını kimse çalamaz. Doğal ilaçlara gelince, hamile
ve emziren bayanlar harici herkes her şeyi kullanabilir.. |