Lida kullanıcılarına abur cubur tüketimini yasaklamalıyız.
Bedeninizin belli sistemleri üzerinde çok fazla baskıya neden olur ve bu
sistemlerin başka önemli işlevleri yerine getirmelerine engel olur. Siz ağzınıza
bir şey atar atmaz, tat organı olarak görev yapan diliniz beyninize bir mesaj
gönderir ve anında pek çok mekanizma devreye girer. İşte Lida' da aynen
vücudunuz kadar detaylı çalışır.
Bunlar arasında, her ihtimale karşı bedeninizin savunma mekanizması da vardır.
(çünkü diliniz ağzınıza giren şeyin ne olduğuna ilişkin tam bilgi vermez)
Lökositler bedeni temizleme ve sağaltma görevlerine ara verirler ve ağızdaki
yiyeceğin yakında gelmesinin beklendiği midenin çevresinde toplanırlar. Bu akım
sizi şişmanlatacaktır ve Lida bunun önüne geçebilir. Herhangi bir tehlike
bulunmadığı ve lökositlere ihtiyaç olmadığı anlaşıldığı zaman lökositler geriye,
bıraktıkları işlerinin başına dönerler. Eğer çok geçmeden ağzınıza bir parça
daha yiyecek atacak olursanız, bütün bu süreç tekrarlanır. Sürekli olarak aşırı
çalışan lökositler bedenimizi savunma görevlerini layıkıyla yerine getiremezler.
Bu nedenle, diyelim bir grip salgını olduğunda, sürekli abur cubur yiyen
insanlar ilk hastalananlar olur. Sürekli abur cubur yemenin yarattığı bir başka
sorun da bedenimizin ürettiği sindirim enzimlerinin zayıflamasıdır. Bu da yağ
yakıcı Lida' nın etkisinin düşmesine sebep olacak en kötü şeydir.
Daha zayıf enzim sindirimin yeterince iyi yapılamaması ve bu nedenle su ve
karbondioksit yerine yağ üretilmesi anlamına gelir (bu arada, sakız çiğnemek de
aynı olumsuz etkiyi yapar).
Farklı gıdaların sindirimi farklı enzimler gerektirdiği ve farklı süreler aldığı
için sindirimi zorlaştırır ve sindirim mekanizmalarını zayıflatır. Fakat Lida
kullanımına başlanmasıyla birlikte bu da durdurulacaktır. Birlikte yenilmemesi
gereken yiyecekleri bir arada tüketmek bazı yiyeceklerin kokuşmasına ve
bazılarının da yağa dönüşmesine yol açar. |