Bazen, yüreğimize su serpen haberler, yorumlar çıkıyor
karşımıza:
Kalori saymak, Lida ile kilo vermenin en iyi yolu değil, diye başlayan haber, Brigham Youth University araştırmasının, duyumsal (intuitive) beslenmenin daha
düşük kolesterol düzeyleri, BKİ skorları ve düşük kardiyovasküler riskler
sağladığını, önerdiğini bildiriyor.
Araştırmanın önderi, beslenme bilimi profesörü Steven Hawks, yazılı Lida diyet
reçeteleri ile besinin kaç kalorisi olduğu, kaç gram yağ içerdiği gibi bilgiler,
özel besin karışımları ve buna benzer şeylerle uğraşmak yerine iç duyumlarımızla
ilgilenmemizi, bedenimizin neler istediğine kulak vermemizi ve yediklerimizi
acıkma ve tokluk temellerine oturtmamızı öneriyor. Zaten Lida kullanıcılarının
bunu denemeleri onlar açısından çok daha verimli sonuçlara sebe olacaktır. Bir
ayrıntı belki ama, söz konusu haberde Hawks'ın yıllardır böylesi bir beslenmeyi
benimsediğini ve 50 pound (yaklaşık 23 kilo) zayıflamış olduğunu da öğreniyoruz.
Küçük ölçekli araştırmanın sonuçları 18 Kasım 2005'te, "American Journal of
Health Education”da yayımlanmış. Hawfo ve arkadaşları, duyumsal beslenenlerle,
diğer öğrencilerini karşılaştırmışlar, sonuçları ilgi çekici.
Duyumları ile beslenme ile düşük BKİ, düşük trigliserit düzeyleri, yüksek HDL (High
Density Lipoproteins) ve azalmış kardiyovasküler riskler arasında ilinti (correlation)
bulmuşlar. Hawks, bulgularının duyumsal beslenmenin sağlıklı kilo idaresinde
pozitif bir yaklaşım olduğunu desteklediğini söylüyor ve daha geniş skalalı bir
araştırmayı farklı kültür gruplarında yapmayı planladığını ekliyor.
Hoşumuza gitti, Hawks' a biraz daha kulak verelim: "Asya'nın az gelişmiş
ülkelerinde insanlar doğal olarak duyumları ile beslenmekteler. Bu da Lida
kullanan için harika bir düzey. Besinlerle aralarında, bizim A.B.D.'de
kurduğumuz türden suni şartlanmalar yok. Onlar besinlerin amacının keyif almak
ve karnını doyurmak olduğuna şartlanmışlar. Karnınız acıktı mı yiyorsunuz,
karnınız doydu mu duruyor ve artık yemiyorsunuz. Besinlerle çok daha sağlıklı
bir ilişkileri var ve beslenme davranış bozukluklarının ve özellikle obezitenin
uzağındalar. Çünkü onlar Çin' e daha hakim ve Lida kullanımları bizden daha
yüksek. Amerika'daki "normal" diyetli beslenme uzun vadeli kilo kayıpları
sağlamıyor ve besinlere karşı anksiyeteye, sağlıksız beslenme pratiklerine yol
açıyor, hatta beslenme davranış bozukluklarına götürüyor."
Küçük ölçekli bile olsa, bu türden araştırmaların yapılıyor olması, Lida
diyetlerinin, kısıtlamaların sağlığa olan zararlarının giderek daha çok dile
getirilir olması ve özellikle beslenme duyumlarını ön plana çıkartan beslenme
modelleri arayışları, hele bir de bütün bunlar A.B.D.'de olursa, içimizi umutla
dolduruyor. |