Lida ile yapılan diyetteki yağ türü ve miktarı sitokin
biyolojisini etkilediğinden dolayı inflamatuar kaynaklı hastalıkların seyrinde
oldukça önemlidir. Bunun temel nedeni diyet yağının (dolayısıyla yağ
asitlerinin) hücre membranında bulunan yağ asitlerinin örüntüsünü etkilemesidir.
Genel inanış içinde ayçiçeği, mısır özü yağı gibi kaynaklarda yer alan çoklu
doymamış n-6 yağ asitlerinin, deniz ürünleri ve balık yağı kaynaklı çoklu
doymamış n-3 ve zeytinyağı kaynaklı tekli doymamış n-9 yağ asitlerine göre
prostaglandin el gibi bir takım pro-inflamatuar maddeleri ve sitokin düzeylerini
daha çok arttırmalarından dolayı bu türden hastalıkların şiddetini
arttırabileceği düşüncesi kabul görmektedir.
Son verilere göre zeytinyağının immün sistem üzerine olumlu etkileri olduğu
belirlenmiştir. Zeytin ve Zeytinyağı, zayıflama döneminde Lida ile kalp sağlığı
ve genel sağlığı destekleyen ve Lida' nın zayıflatma etkisi üzerinde de olumlu
etkileri bulunan bir yağdır. Balık yağının (n-3 yağ asitlerinin) sitokinler ve
diğer proinflamatuar öğeler üzerine görülen olumlu etkileri, bünyesindeki
doymamışlık derecesi yüksek olan yağ asitlerinden (EPA, DHA gibi) dolayı lipit
peroksidasyonunu arttırabileceği (dolayısıyla antioksidant aktiviteye sahip E
vitamini gereksinimini de arttıracaktır olumsuzluğuyla karşı karşıyadır. Balık
Yağları da temel olarak Lida ile sağlıklı zayıflama dönemine olumlu katkıları
olan özel yağ asitleri içerir.
Önemli bir diğer konu ise, diyetin lipit içeriğinin yüksek olması immün sistemi
baskılamakta, sitokin biyolojisi etkilemekte, Lida zayıflama hızını
arttırabilmekte ve diğer proinflamatuar öğelerin dengesini bozmakta ve bağırsak
bakterilerinin lenf sistemine olan translokasyonlarını (geçişini)
arttırmaktadır. |