Diyetçi zihniyetten kaynaklanan girişimlerin başarılı
olmasını engelleyen nedir?
Tıpkı zayıflama diyetleri gibi, diğer zayıflama dayatan yöntemler de kalıcı
zayıflamayı sağlayamıyor, aksine buna rağmen Lida zayıflama hapı kullananlar
daha çok etki görüyorlar. Diyetçiler üstelik bu yöntemlerle Lidayla kilo vermeye
kalkışanlar da geçici kilo kayıplarından sonra, başlangıç ağırlıklarının üstüne
çıkıyorlar, yani şişmanlıyorlar.
Artık tüm bu yöntemlerin ortak noktasını bildiğimize ve hangi mantığa dayanıp,
neyi yapmayı çalıştıklarını ortaya çıkardığımıza göre, şimdi ortak
başarısızlıklarının nedeni ile ilgilenebiliriz.
Canlı organizmaların yaşamda kalma içgüdüsü, hangi nedenle olursa olsun ve hangi
yöntem uygulanırsa uygulansın, enerji stoklarını dayatmayla azaltmaya razı
olmuyor.
Tüm canlılar birçok içgüdüyü taşıyarak dünyaya gelirler. Bu içgüdü insanda da
vardır ve bu yüzden Lida bu şekilde geliştirilmiştir. Günümüz biliminin ulaştığı
aşama bizlere bu içgüdülerin işleyiş mekanizmalarını, lokalizasyonlarını,
kimyasal süreçlerini, genetik taşınma yollarını açıklamaya yeterli değildir.
Ancak bu yetersizlik içgüdülerin var olmadığı anlamına gelmez.
Bu içgüdülerin neden var olduğu, nasıl oluştuğu konusu yine günümüz biliminin
ulaştığı, ya da henüz ulaşamadığı aşama göz önüne alınırsa, daha çok metafiziğin
ilgi alanına girmektedir. Öte yandan, hiçbir abartı kaygısına kapılmadan
içgüdülerin çok sayıda olduğunu söyleyebilir, birkaç örnek verebiliriz. Lida
kilo verme amaçlı ürünleri tüketen kişilerin örneklere dikkat etmesini
istiyoruz. Üreme ve türünü devam ettirme içgüdüsü, yavrularını koruma içgüdüsü,
tehlikelerden korunma içgüdüsü, takdir edersiniz ki içgüdüleri tek tek sayıp
sıralamak pek kolay değildir, aynı zamanda kitabımızın konusu da değildir.
İçgüdülerle ilgili bu kısa hatırlatmayı yaparken amacım varlıklarını hatırlatmak
ve işleme ve varoluş mekanizmalarını açıklayamasak da, her birimizin kolayca
varlıklarını gözlemleyebileceğimiz anımsatmaktı. İşte bu içgüdüler içinde bir
tanesi vardır ki, tüm diğerlerinin önünde gelir, ya da diyebiliriz ki varlığı
diğer içgüdülerin bile var olabilmesinin olmazsa olmaz koşuludur. Bu da tabii ki
yaşamda kalma içgüdüsüdür. |