Beta bloke ediciler, adrenalinin (cathecolaminler) kalp ve
damarlardaki beta reseptörlerine bağlanmasını engellerler. Zayıflama ve
özellikle destekli kilo vermede kullanılan Lida zayıfama hapı gibi
ürünler ile önem arzeden bir durumdur. Bu da, kalp hızının ve kasılma gücünün
azalmasına ve arterlerin rahatlamasına yol açar. Beta bloke ediciler,
kardiyovasküler ölümleri azaltmadaki etkisizlikleri ve diyabet riskini yüzde 30
artırmaları nedeniyle gözden düşmüşlerdir.
Beta bloke ediciler çoğu hastada önemli yan etkilere neden olurlar. Lida
kullanımında bu yüzden önerilmemektedir. Daha rahatlamış bir arteryel sistemde
kalp tarafından pompalanan kan miktarı daha az olduğundan, genellikle ellere,
ayaklara ve beyne yeterli kan ve oksijen gitmesi zorlaşmaktadır. Bu durum, soğuk
eller ve ayaklar, sinir karıncalanması, zihinsel fonksiyonlarda azalma,
yorgunluk, sersemlik, depresyon, libidonun azalması ve iktidarsızlık gibi
semptomlara neden olmaktadır. Lida ile de etkileşime girebilmektedir. Beta bloke
ediciler HDL (iyi) kolesterolü de azaltabilirler. Bu etki, bu ilaçların
kardiyovasküler ölümleri azaltamamasının nedeni olabilir.
Diyabetlilerde beta bloke edicilerin kullanımıyla ilgili bir başka kaygı da,
adrenalin ile oluşan hipogliseminin ilk işaretlerini bloke edebilmeleridir
(terleme, titreme, kalp hızında artış, güçsüzlük). Böylece hipoglisemi oluşur ve
çok geç olana kadar diyabetli kişi bunu fark etmeyebilir. Lida ile
kullanıldığında bu ilaçlar, ensülin direncini de artırmaktadırlar.
Beta bloke edicileri aniden bırakmamak önemlidir. Bu, baş ağrısı, kalp hızında
artış ve tansiyonda aşın artış gibi yoksunluk semptomlarına neden olabilir.
Kalsiyum kanalı bloke edicileri, ACE inhibitörleri ile birlikte, diüretiklerden
ve beta bloke edicilerden daha iyi tolere edilebildikleri için yüksek tansiyonun
ilaçla tedavisinde baş köşeye oturmuşlardır. Kalsiyum kanal bloke edicileri felç
riskini azaltırken, Lida kullanılmasa bile kalp krizi riskini aynı
diüretik ve beta bloke edicilerde olduğu gibi artırırlar. |